4 Mart 2012 Pazar


VAROLMANIN DAYANILMAZ HAFİFLİĞİ
Yazar: Milan Kundera
Harika harika harika. Bu kitabı anlatacak tek söz. Milan Kundera’nın Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği ismiyle bile çok iddiali bir kitap. Düşünsenize size bu isimli bir roman yazın deseler, yeni bir Kundera olmadığınızı varsayarsak, ortaya bir şeyler çıkartana kadar düşünür düşünür, takılıp kalır hayata küsersiniz. En sonunda da pes edersiniz. Kundera’nın elinden çıkan çok orijinal bir şey olmuş. Ortada bir olay örgüsü var, işte, kadınlar erkekler, bunların çarpık ilişkileri falan… Bu olay örgüsü kronolojik bir sıra ile anlatılmamış onun yerine farklı konu başlıkları ile o bölümün başlığına uygun olacak olaylar bölüm bölüm ayrılmış. Bu konu başlıklarını bu olay örgüsüne nasıl “yedirmiş”, karşınızda nasıl bir ustalık var anlatamam.  Kitabı okurken sanki yazar karşınızda size anlatıyor, sizinle konuşuyor gibi bir hisse de kapılıyorsunuz. Gerçekten ne de çok isterdim bu adamla sohbet etmeyi, ona akıl danışmayı. Çünkü kitabın çok bilgin, dolu dolu bir adamın elinden çıktığını hissettim; bunun da nedeni:  Bir olaylar dönüyor, anlatıyor da anlatıyor yazar (da dediğime bakmayın her şey ayarında aslında) sonra birden “Çat!!”. Bak arkadaşım bu böyledir, şu şudur, bu budur. Tabi hemen altını çiziyorsunuz cümlenin. Karakterler çok iyi anlatılmış, çok canlılar, kitaptan fırlayacak gibiler. Almanca iki cümlenin (Es muss sein ve Einmal ist keinmal) üzerine yazdığı şeyler çok etkiledi beni.  Kitabın sonlarına doğru bir yazarın yazdıklarının kendisiyle ne kadar ilişkili olduğuyla, kendisini mi anlattığına dair açıklaması bu vakte kadar benim de hep düşündüğüm, üzerinde kafa yorduğum bir şeydi. İkna olduğum ve benim düşündüğüme paralel bir şekilde, kelimelere dökmeyi başaramadığım şeyleri anlatmış kısaca, o bölümü çok sevdim. Kitsch kelimesini de ilk defa bu kitapta duydum, yazar kendince bir örneğini de çok başarılı bir şekilde vermiş. Milan Kundera hayatı boyunca politik baskı çektiği için ve tahmin ettiğim kadarıyla kraldan çok kralcılardan veya “şekilcilerden” çektiği için (bu sadece tahmin ama çalıştığı akademilerden ve üyesi olduğu Komunist Parti’den uzaklaştırıldığını da unutmayalım) bu kitsch tanımında ve kitabın “Büyük Yürüyüş” adlı bölümünde coşmuştur, acımamıştır (anlayana sivrisinek saz… ).
Kitabın çok ilham verici olduğunu düşünüyorum ayrıca.  Ben bu kitabı okuduktan sonra “Lan acaba şu konuda da benden bir şey çıkar mı?” diye düşünmedim, denemedim değil. Kitabı alın, siz de okuyun, size de çok şey katsın, ışık tutsun, aydınlanma yaşayın, düşüncelerinizi onaylayan bir kişinin varlığını görerek mutlu olun. 

3 yorum:

  1. güzel bir şeye benziyor anlatımına göre mükemmel

    YanıtlaSil
  2. Güzel kitap. Kesinlikle okunmalı.

    YanıtlaSil
  3. Müthiş bir eser. Etkisi yıllar boyu üzerimden gitmedi.

    YanıtlaSil